Öğlen televizyon izlerken halam;
“- Eskiden dünyadan haberimiz yoktu, şimdi televizyon var dünyada olan biten herşeyden haberimiz var, bilmediğimiz ne çok şey varmış” dedi.
Bunun üstüne annem günün sözünü söyledi;
“- Eskiden komşulardan da haberimiz vardı”
Evet dostlarım acı ama gerçek bu işte… Evlerimizde televizyon yoktu ama komşularımız ve komşularımızdan haberimiz vardı. Komşumuzun kim olduğunu, nereli olduğunu, derdini sıkıntısını bilir, sevincini de üzüntüsünü de paylaşırdık.
Velhasıl en yakınımızı bilir tanırdık…. Ama şimdilerde evlerimizdeki televizyon denen icat sayesinde, dünyanın her köşesinden, balta girmemiş ormanlardan tutunda, baltalarla dolu memleketlere kadar herşeyden haberimiz var. Patagonyo’da karşıdan karşıya geçmeye çalışan karıncadan bile….
En uzak diyarlaran haberimiz oldu fakat, komşularımızı ve komşuluklarımızı unuttuk. Çok katlı apartmanlar, geniş siteler sayesinde artık bir köy nüfusu kadar insan aynı yapı içerisinde birbirimizden habersiz yaşar olduk. Kapıda karşılaştığımızda selam vermiyoruz üst kat komşumuza, birçoğunun adını nereli olduğunu bilmiyoruz…
Uzun lafın kısası, teknoloji sayesinde uzakları yakın ettik ama yakınımızı da ırak… Çalıştığımız iş yerleri gibi kendimizde kurumsallaştık. Artık en yakınlarımıza bile olabildiğince resmiyiz. İnsanoğlunun benliğini kaybetmesi, özünü yitirmesi, kendine olan saygısının yitip gitmesi, MEDENİYET, ÖZGÜRLÜK ve GELİŞME ise bizler çok geliştik ve çok değiştik…

Yazılar (RSS)